SEZARYENE İLAÇ YOK MU?

”Her şey eğitimle düzeltilebilir.Ancak sebepleri doğru tespit edersek sonuca ulaşırız.Doktorların ve hastaların doğru eğitilmeleri ve yönlendirilmeleri sezaryen oranını doğal olarak azaltacaktır.Gebelerin eğitilmesi doğum ve lohusalık sürecinin kolaylaşmasını getirir.Ancak halkımız eğitime maddi ve manevi önem vermemektedir.Zamanım yok diye geçiştirmekte,eğitimlere gelmemektedir.Normal doğuma fiziksel ve zihinsel hazırlanan gebenin doğumu hekimi de yormamakta,sonuçta normal doğumlar artmaktadır.”

Sezaryene ilaç yok mu?

 tumblr_m0a0hrzJ041rqcf0yo1_400

Son 10 yılda sezaryen oranları belirgin bir şekilde arttı,beraberinde sorular ve tartışmalar başladı.
İnsanlar haklıydı,önceden köylerde bir şekilde normal doğumlar oluyordu.Şimdi doktorların sezaryen yapmak işine geliyordu.
Doktorlar niye sezaryen yapıyorlardı? İşin ucunda para vardı.
Böylece sorunun sebebi bulunmuştu.Sıra çözüme gelmişti.
Doktorlar cezalandırılmalıydı.Devlet, hastanelere doğum ücreti veriyordu. 250 tl normal doğum için, yanılmıyorsam 800 tl sezaryen için . Normal doğum ücreti 400 tl ye çıkarıldı. Sezaryen ücreti 450 tl ye çekildi.Bu ücrete hastane ücreti ve doktor ücreti dahildi. Doktor hak edişleri hemen düşürüldü.Doktor sezaryen oranları hesaplandı.hastanelerin sezaryen oranları hesaplandı ,vs…Ama sezaryen oranları düşmedi.

Doğrusu neydi?

Hastaneler doğumlarda toplam aldıkları paranın yaklaşık %15 ini doktorla paylaşmaktalar.Yani sezaryende doktor ücretleri ortalama 200 tl civarında .Genelde 100 ila 350 tl arasında değişmekte.Hastadan 2500 tl katkı payı alan lüks bir hastane doktoruna bugün 350 tl veriyor. Normal doğumda ise doktorlar 10 ila 50 tl daha az alıyorlar.Yani sebep para değildi. Ancak yakın günlerde başbakanımız doktorların sezaryeni para için tercih ettiğini ilan etti.Yanlış bilgilendirilme mevcuttu.Tabipler odasının normal doğum doktor ücretleri yıllardır sezaryenden daha yüksektir.Özel çalışan doktor arkadaşlarımız genelde doğumlarda aynı ücreti talep etmektedirler.Farkı yaratan anestezi ,hastane yatış süresi,ilaçlar gibi masrafların artması sonucu hastane ücretlerinin artmasıdır .
Sonuçta doktorlar para için sezaryen yapıyor demek hem bilgisizlik ,hem de suizandır. Doktorların günahları alınmaktadır.Doktor camiası , bu insanlara haklarını helal etmemektedir.
Ben gereksiz yere sezaryen yapılmamasına inanan ,ancak sezeryan oranları yüksek olan bir hekimdim.Uğraşsam da hastalar doğuramıyor,sezeryan yapmak zorunda kalıyordum.
Aklıma bir fikir geldi,bir ilaç keşfedeyim .Rahimi açsın ve bebekler kolayca doğsunlar.Aslında prostoglandinler vardı,ama çok ağrı yapınca gebeler de bebekler de dayanamıyorlardı.İlaç ağrı da yapmamalıydı.
İlacı buldum,ama bitkiler de değil.Daha kolay temin ediliyordu,bedavaydı ,herkes bulabiliyordu.
Eğlencesine gittiğim zihin geliştirme kursunda fark ettim ilacı .
İlaç zihnimizdeydi.enerjisi beynimizdeydi ,hem de bedava .
Yıllardır bunu nasıl fark etmediğime şaşırdım kaldım.
Değişen insanlardı.Rahmin çalışmasını bozan ,normal doğumu engelleyen korkulardı.
Hastalar korkuyordu.Doktorlar daha çok korkuyordu.
Hastalar yakınları,arkadaşları ve medya tarafından korkutuluyordu,yanlış telkinlerle yönlendiriliyorlardı.
İnsanı ahseni takvimde yaratan Allah,organlara çalışma bilgisini öğretmişti.Ancak organın enerjiye ihtiyacı vardı.İçimizdeki korkular enerji sistemini bozmakta ,rahim kasılması bozulmaktaydı.Rahim ağzı açılamıyor,bebeğin kalp atışı bozuluyordu.Doktorlar sezaryenyapmak mecburiyetinde kalıyordu.Haklıydılar ,ama kendilerini ifade
edemiyorlardı.
Aslında son anda yapılan sezaryen doktor için çok zor,istenmeyen bir durumdur.Hastalar bunu nereden bileceklerdi.Damdan düşmeyen ne anlardı düşenin halini!

Gebelere verdiğim basit eğitim ve gevşetme sonucunda 18 yıldır fark etmediğim gerçeği gördüm. İlacımı bulmuştum.Doğumlar daha kısa sürüyor,normal doğum oranlarım artıyordu.Sonrasında mutlu lohusalık dönemi geçiriyorlardı.
Adını koymuştum. Mutlu anne,mutlu bebek,mutlu doktor projesi.
Doktorları mutlu eden bir proje.
Nede olsa doktorlar robottu.Uyumaz,yemez,içmez,iyilik meleğiydi.
Aynı zamanda hastane sahiplerinin köleleriydi.Kadroları hastaneye aitti.Her an işten atılabilirlerdi.Muayenehanede özel çalışsalar hastaneye gidip doğum yapmalarını yasaklamak bir kararnameye bakıyordu.

Sorun neredeydi?
Türkiye de tıp eğitimi zor ve uzun bir süreçte olmakta, sonuçta doktorların da sosyal yönleri zayıf kalmakta.
Doktorlar kendilerini ifade edememekte ve haklarını savunamamaktadır.
Doktorlar korkmaktadır.
Doktorlar niye korkuyorlar?
Gebeler ve yakınları hem anne de hem bebekte problem olmasını istemiyorlar.Riskin tamamını doktora yüklüyorlar.Sanki bebeği doktor alıp evine götürecek.Riskin hasta ve doktor tarafından paylaşılması gerekmekte.Problem olması durumunda ,suçlanacak kişi ortada .Doktoru mahkemeye verirsin ,tazminat alırsın,nasılsa doktorların sigortası var .200 tl ücret alan hekime 200 000 tl lik davalar açılıyor.O zaman doktorlar yaşamlarını kurtarmaya vesile oldukları hastalara dava açsınlar,ömür boyu tazminat talep etsinler.Doktorlar aptal mı?.Sezaryen yapar,hastaların suçlamalarından kurtulur,davalarla da uğraşmazlar.
Doktorlar aptal değil .sadece sosyal değil,ve sandığınızdan çok merhametli. Hastalara acıyorlar.Sistemin yanlışını hastalara yansıtmak istemiyorlar .Ancak herkesin bir dayanma gücü vardır.Doktorlarda yaşanacak bir sosyal patlamanın acısını toplum olarak hepimiz çekmeye hazır olmalıyız.Doktorlarımız aktif doktorluk yerine pasif,rahat işlere yöneliyorlar.Doktor ihtiyacını doldurmak için yurtdışından doktorlar getirerek bu sorun çözülmeye çalışılıyor.Yabancı doktorlara ihtiyacımız olduğunu düşünmüyorum.Halkımızın bu doktorları kabullenmeyeceğine adım kadar eminim.Bence sağlık sisteminde başarılı olduğumuzun isbatı hasta sayılarında azalma ,iyileşen hasta sayısında artma ve hasta memnuniyetinde artmadır.Doktorlar ı köleleştirerek,baskı altına alarak hasta memnuniyetini arttıramayız.Doktorun mutsuzluğu hastaya yansır.Korkusu da hastaya geçer.Doktorun bilgili olması kadar rahat ve kendine güvenmesi de önemlidir.Hastanın da doktora güvenmesi iyileşmeyi kolaylaştıracaktır.
Toplum olarak sevgiye,iyi niyete,samimiyete ,dürüstlüğe ve merhamete ihtiyacımız var … Hekimin sevmediği bir hastanın iyileşeceğini sanmıyorum .
Aslında hekim hasta ilişkilerini geliştirmek,birbirlerini anlamalarını sağlamamız gerekiyor.Tıp fakültelerinde yeterli eğitim verilmiyor.Sosyal medya da hastaları yanlış yönlendiriyor.Sonuçta toplum olarak hepimiz zarar görüyoruz.

Her şey eğitimle düzeltilebilir.Ancak sebepleri doğru tespit edersek sonuca ulaşırız.Doktorların ve hastaların doğru eğitilmeleri ve yönlendirilmeleri sezaryen oranını doğal olarak azaltacaktır.Gebelerin eğitilmesi doğum ve lohusalık sürecinin kolaylaşmasını getirir.Ancak halkımız eğitime maddi ve manevi önem vermemektedir.Zamanım yok diye geçiştirmekte,eğitimlere gelmemektedir.Normal doğuma fiziksel ve zihinsel hazırlanan gebenin doğumu hekimi de yormamakta,sonuçta normal doğumlar artmaktadır.

Sözün kısası şu anda sezaryenleri azaltacak ilacı bulamadım.
Bulduğumda sizinle en kısa sürede paylaşacağıma emin olabilirsiniz.

Opr. Dr.SALİHA EROĞLU