Keyifli Doğum Röportajları-Ayşenur Çeliktaş Doğrul

Ve röportajlarımızın 4. sü yayında…Özellikle EFT hakkında çok çarpıcı ifadelerle bu röportaj kaçırılmaz !

Taze anne, Rehber Öğretmen ve EFT Master Ayşenur Çeliktaş Doğrul ile röportajımız:

-Merhaba Ayşenur Hanım, bebeğiniz hayırlı olsun.
-Teşekkür ederim
– İlk olarak Doktor Saliha Eroğlu ile nasıl tanıştınız, keyifli doğum yapmaya nasıl karar verdiniz diye sorayım
-Saliha Abla, aile dostumuzdur. O vesileyle tanışıyoruz. Gebe kalır kalmaz kapısını çaldık.
– Gebelik süreci nasıl geçti ?
-Gebelik sürecim çok rahat geçti, huzurlu bir gebelik geçirdim. Her şey olması gerektiği gibiydi.
Bebeğim beni hiç üzmedi. Standart mide bulantılarım oldu, 14 haftalıkken geçer dedi Doktor Hanım, gerçekten de geçti. Sorun yaşamadım başka.
-Doğum eğitimi nasıldı?
-Doğum eğitimi gerçekten çok faydalıydı. Ben Zeynep kamil Hastanesinde Özlem ve Döne Ebelerden aldım eğitimimi. Gerçekten de hiç bir şey bilmiyormuşum dedim,
doğum ve bebek hakkında. Doğum öncesi, doğum sonrası, bebeğin fizyolojik gelişimi, psikolojik gelişimi… Çok şey öğrendim gerçekten. Doğumda da faydasını çok gördüm.

-Aynı zamanda rehber öğretmensiniz. Bu süreçte de EFT Master olmaya karar vererek , gebeyken EFT Master olan ilk kişisiniz belki de. Eft ile nasıl tanıştınız ve EFT master olmaya nasıl karar verdiniz?
-EFT yi 2-3 yıldır biliyorum.Rehberlik alanında da çalıştığım için… Aklımın bir köşesindeydi hep, kendime bu eğitimleri alırken EFT yi hep ötelemiştim.Daha önce bir psikologla birlikte temel eft çalışmıştık.
Saliha Abla ile burada vaka analizi şeklinde beraber eft çalıştık.Hatta 2 seans çalıştık . Burada çalıştığımız eft, travma tedavisi diyebileceğimiz kadar yoğundu.
Eft sayesinde güzel bir süreç geçirdim ama olumlamaları çok yapmışım 🙂O kadar çok olumlama yapmışım ki, Saliha Ablaya göre çok normal süren 10 saatlik doğumum ,
bana göre çok uzun geçti.

-Hypnobirthing etkisi galiba? :))

-Hypnobirthing etkisi olabilir, fazla olumlama cümlesi kullandım ve eftnin bana verdiği o rahatlık da olabilir, daha kısa sürer diye düşünmüşüm.
Ama dediğim gibi, Saliha Abla çok
normal ve güzel doğurduğumu söyledi.

-Bir rehberden ziyade bir anne olan Ayşenur’a sorayım, eftden nasıl faydalar gördün?

-İnsan , sorunun farkında oluyor mesela. Zaten bu sorun var. Bunu sürekli düşünüyorsun , eftde de bu sorunu düşünüyorsun.Hani bir hadis-i kudsi var: Ben Kulumun zannı üzereyim, diye.
Burada Allah bize diyor ki, sen olayları yönetemezsin; ama duyguları yönetebilirsin. Bence eftnin mantığı bu.
Mesela; Çok sancı çekmiş olabilirsiniz, sezaryen olmuşsunuzdur, doktorunuz gelmemiştir,travmatize olmuşsunuzdur.Hani süreci beraber yaşadık ama sonucu beraber yapmadık. Bu gibi şeyler bizim müdahelemiz olmayan şeyler.
Ama bu olayların duygusunu kendi potamda eritebilirim, arttırabilirim ya da azaltabilirim. Bunlar eftnin insana verdiği keskin, kısa ve çok etkili çözümler.

Bunu bilmeyen biri olmasaydım,sorunumu düşünür düşünürdüm. Eft bildiğim için yine düşündüm, hallettim, bıraktım ve devam ettim.

BANA TAKILI OLAN ÇENGELİ ÇIKARDIM…

-Aslında gebelik ve doğum bir engelli koşu değil mi?
-Aynen öyle, bu bir engelli koşu. İlk başlarda kanama mı olur, düşük mü olur diye düşünüyorsun. Ortalarda hareketlerini say, hareketi az mı çok mu ? Cinsiyeti ne?
Sonlarda sezaryen mi olacak normal mi olacak diye düşünmek. Bu süreç bütün gebelerde var. Ama biz burada eft ile profesyonel dokunuş yaparak, tevekkül ederek , aslında bir hiç olduğunu,
hatta doktorun da aslında hiç bir etkisinin olmadığını görüyorsun…

Eft ile RUH DÜNYANA MASAJ YAPIYORSUN ASLINDA!

-Doğum süreci nasıl geçti peki ?

-Her şey anlatıldığı gibiydi, eğitimin de etkisi çok büyük tabi ki.
Geçenlerde bir yazı okudum, bir öğretmen erken doğum yapmış, bebeğini kaybetmiş. Bu durumda ihmallerle ilgili sağlık bakanlığına yazılar yazmış.
İfadelerinde doktorlar bana şunu söylemedi,22 haftalık erken doğum yapmış kötü muamele gördüm , doktor bana bunu anlatmadı gibi ifadeler yer alan edebi bir mektup yazmış.
Evet , özelde ve devlette olumsuz şeylerle karşılaşabilir , doktorlar da yanlış yapabilir ; ama kendisinin de sorumluluğu var.Kendisinin de bilmediği şeyler varmış, bir gebenin bazı şeyleri öğrenmesi gerekiyor. Her sorumluluğu doktora yıkmak yanlış.

Biz bu eğitimlerde her şeye hazırlıklıydık. Nişan gelecek, su gelecek, ya da kasılmalar başlar dedi eğitimci ebe. 3 tanen gerçek doğum bulgusundan bahsedildi. Benim ilk nişanım geldi.
Doktoruma iletişime geçtim. O da eğitimde anlatıldığı gibi bu bir bulgudur, iki gün de süreblir, üç gün de sürebilir, bir gün de sürebilir.Takip edelim, kasılmalar eşlik ederse ararsın dedi
Öyle de oldu. Kasılmalar eşlik etti, tekrar doktorla iletişime geçtim. Ritmikleştiği zaman haberleşelim dedi. Ben o arada defterle geziyorum evin içinde, ritmikleşmeye başladı .

5 dkya bir inince hastaneye doğru yola çıktık. Aynen dediği gibi oldu, zaten vücut saati şaşmıyor. 5 dakikaysa 5 dakikaya iniyor, biri beş biri 6 olmuyor. Ebeler muayene etti, Saliha Hanım da ,
son fazı beklemeden çıkıp yanıma geldi. Artık son faza geldiğini ben de anladım, dakikalar kısalmaya başladı. Sürecin hepsinden haberdar olarak bir doğum gerçekleştirdim. Doktorla aynı dili
konuşmak, dediklerini anlamak kesinlikle çok önemli.Onun kullandığı terimleri biliyordum. Dalgalar, kasılmalar, epizyo, cm … Müdahele etmeden de haber veriyor danışıyor olması çok iyiydi.
Ben de; doktor sensin, sen nasıl uygun görürsen o, dedim. Gerçekten çok keyifliydi.

-Bu röportajı okuyan annelere mesajınız nedir?
– Doktor seçimi önemli, iyi bir seçim yaptıktan sonra da doktorun yönergelerine tam uysunlar. Bu süreçte şehir efsanaleri çok; o yüzden, doktora tam bağlanmak dediklerine uymak çok önemli. Tıpkı bir dans pistinde dans eder gibi, doktor anne ve bebek bir dans pistindesiniz.Bir ritim yakalamak lazım. Doktorların elinde bir sihirli değnek yok. Dünyanın en iyi doktoru da olsa,Avrupa’da meşhur bir doktor daolsa elinde sihirli değnek yok. Bilmek ve teslim olmak gerekli diye düşünüyorum. Kendileri de gayret etsin , doktorla aynı dili konuşsunlar.
Önce Allah’a sonra doktora sonra da bedenlerine güvensinler. Herkese keyifli bir doğum dilerim.

-Teşekkür ederiz..
-Ben de teşekkür ederim..

Röportaj : Hilâl Küçük Özdamar