Keyifli Doğum Nedir ?

KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM UZMANI OPR. DR. SALİHA EROĞLU VE  AİLE HEKİMİ, AİLE DANIŞMANI DR.. FATMANUR ENEÇ CAN ile Keyifli Doğum, vajinusmus ve ssvd hakkında kısa bir söyleşi…

Röportaj: Hilâl Küçük Özdamar

DSC_2290

 

*Merhaba bize kısaca kendinizden bahseder misiniz?

-1970 doğumluyum, İzmitliyim, İzmit’i çok seviyorum, üniversiteye kadar da İzmit’i doya doya yaşadım denilebilir. Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden 1993 yılında mezun oldum. Kadın Doğum İhtisasına 1994’de Süleymaniye Doğum Hastanesi’nde başladım. 1996’da evlendim. 1998’de Kartal Eğitim Araştırma Hastanesi’nde ihtisasımı tamamladım. Mezun olduktan sonra özel sektörde çalışmalarıma devam ettim. Bu arada çeşitli sivil toplum kuruluşlarında görevlerim oldu. Doktorlukla beraber iki evladımı yetiştirmenin de keyfini yaşıyorum.

keyiflidogum.com websayfası ve keyiflidoğum facebook adresleri size ait… Peki neden keyifli doğum?

-Giderek doğumların zorlaştığını, sezaryen oranlarının arttığını görüp sebeplerini düşünmeye başladım. Sebepler çoktu, aslında herkesin de malumuydu. Ben bu noktada ne yapabilirim diye düşündüm. Bu arada gittiğim Medikal Hipnoz ve EFT Eğitimi bana yardımcı oldu. Ayrıca İstanbul Doğum Akademisinden keşkesiz doğuma hazırlık eğitimine devam etmekteyim.. İngiliz Janet Balaskastan aktif doğum eğitimi de aldık.

Madem yaşanacak bir doğum var neden keyifli olmasın? Gebeler hasta değildi, ilk doğuran da değildi, son da olmayacaktı. Hiç olmazsa duyguları terapi yaparak bakış açısını değiştirebilirdik. Bu mümkündü… Gebeleri eğiterek doğuma hazırlamak tüm dünyada kabul görmüş, etkili bir yöntem… Biz ona duyguları da, enerji teknikleri kullanarak terapi yapmayı ekledik. Korkular güvene dönüştü, gerginlikler gevşemeye ve rahat nefes almaya dönüştü.  Doğumda her ne olursa olsun mutlu bir anne olma felsefesini işledik. Yaptığımız eğitimler sonunda doğumla beraber lohusalık döneminin de rahat geçtiğini gördük.

Sonrasında ekibimiz büyüdü, ekibe Dr. Fatmanur hanım da katıldı. Aile Danışmanlığı konusundaki yaklaşımları ile keyifli doğuma; keyifli annelik ve keyifli aile olabilme bakışını da ekledik. Yaşamın her anı ve her hali keyfe dönüşmüş oldu.

 

*Eğitime çok önem veriyorsunuz. Bünyenizde yapılan gebelik eğitimlerinin kapsamı nedir? Sağladığı faydalar neler?

 

-Holistik bakışla çalışıyoruz. DSÖ’nün (Dünya Sağlık Örgütü) sağlık tarifini hatırlarsak; kişinin, fiziksel, zihinsel ve ruhsal (duygusal) tam bir iyilik halinde olmasıdır. Fiziksel sistemle ilgili olarak etkili faktörler; annenin pelvisi (çatı yapısı), annenin rahimi, bebektir. Gebelikte ve doğumda aktif olmayı, uygun beslenmeyi, doğru nefes almayı öğretiyoruz. Duygusal sistemde, özellikle korkularla çalışıyoruz. Güven duygusunu güçlendiriyoruz. Her türlü güven; kendisine, bedenine, rahimine, eşine, bebeğine, ailesine, doktoruna…

Duygular değişince, doğru bilgiyi alınca zihin zaten kolayca değişmekte…

Beden zihnin robotudur. Zihin değişince doğumun değiştiğini çok rahat söyleyebilirim.

 

*Sezaryen sonrası vajinal doğum hakkındaki düşünceleriniz neler, buradan SSVD annelerine mesajınız nedir?

-Sezaryen sonrası vajinal doğum tabi ki mümkün. Sanıldığı kadar da yüksek riskli değil. Yayınlarda % 0,3 (binde üç) oranında rüptür (sezaryen kesisinin yırtılması)

görülmüş. Burada dikkat edilmesi gereken vakaların iyi seçilmesidir.

Hangi vakalar vajinal doğuma uygundur dersek; özellikle ilk doğumda travaya girmiş ve rahim ağzı açılmış olanlarda çok daha kolay olmakta. İlk doğumda bebeğe bağlı nedenlerle sezaryene giren bayanlarda vaginal doğum şansı daha yüksektir.

Bu yıl 8 gebem sezaryen sonrası vajinal doğumla bebeklerine kavuştular. Bana sezaryen sonrası vajinal doğum isteği ile başvuran gebelerde izlediğim yolu paylaşabilirim; öncelikle neden vajinal doğumu tercih ettiklerini konuştuk. Bir kısmında ilk doğumla ilgili travmalar vardı. Özellikle öfkeleri temizledik. Geçmişi geride bırakıp anda kalmayı çalıştık. Beklenen doğumla ilgili zihinsel provalar, telkinler yaptık. Bedeni egzersizle ve nefesle doğuma hazırlamaya çalıştık. Sonuç ne olursa olsun mutlu anne olabileceklerini anlattık.

SSVD düşünene hanımlara; eğitim almalarını, sabırlı ve gayretli olmalarını, cüz’i kuvvetleri ile ellerinden geleni yapmalarını tavsiye ederim. Sonuç Allah’tandır. Sezaryen olan kadın başarısız değildir ve kendini anne olduğu için iyi hissetmelidir.

 Şimdi de sorularımızı Dr. Fatmanur Eneç Can’a yöneltelim… 

Merhaba bize kısaca kendinizden bahseder misiniz?

Merhaba, 1977 Edirne doğumluyum. İlk, orta, lise tahsilim Edirne’de geçti. Tıp fakültesini ve sonrasında uzmanlık eğitimimi de Edirne’de tamamladım. Aile hekimliği uzmanı olamam aileye ve sorunlarına daha yakın olmamı sağladı. Aile danışmanlığını da hekimlik pratiğime eklemek bana keyif verdi. Şimdilerde aile danışmanlığı alanında çalışmalarımı sürdürüyorum. Evli ve bir çocuk annesi olarak…

 

*Vajinismus da sık rastlanılan bir sorun, tedavisinde nasıl bir yol izliyorsunuz?

Vajinismus vakalarında  altta yatan genellikle yanlış bilgilenme ve sonucunda oluşan korkular, kaygılar…  Öncelikle doğru bilginin yeri tedavide çok önemli. Sonrasında da EFT’yi bu alanda da kullanıyoruz ve faydasını da görüyoruz açıkçası. Bu konu ile ilgili geçmişten gelen olumsuz yaşantılar (taciz gibi) olabilmekte. Buralardaki duygusal blokajlar çözüldüğünde tedavide hızlı bir yol katedilmekte…

*Vajinismus da sık rastlanılan bir sorun, tedavisinde nasıl bir yol izliyorsunuz?

Tedaviye öncelikle bilgilendirme ile başlıyoruz. Yanlış bilinenler yerini doğru bilgiye bıraktığında korkular ve kaygılar bilinç düzeyinde azalmaya başlıyor tabi ki… Önüne geçilemeyen korkular, kaygılar içinde EFT (Duygusal Özgürleşme Tekniği ) uygulamalarına geçiyoruz. Vajinismus tedavisini ekip olarak yürütüyoruz. Dr. Saliha hanım da tedavinin her aşamasında yer almakta. Özellikle de tedavinin davranışçı aşamalarında… Dr. Saliha hanımın da meslekteki 20 yıllık tecrübesi işimizi çok kolaylaştırıyor diyebilirim. Tedavi başarısını büyük ölçüde başvuranın tedaviye isteği, gayreti ve devamı etkiliyor. Tedaviye devam sonuç almada elbette ki çok çok önemli. Vajinismusun tedavisi kuşkusuz terapi. Tedaviyi yarım bırakmak, ertelemek tedavi için direnç oluşturuyor diyebilirim. Tedaviyi bırakmak, tekrar tedaviyi düşünmek ve tedaviye gelebilmek için ciddi bir zaman kaybı oluyor. Devam edildiğinde ise tedavisi olan bir problem.

 

*Keyifli bir yaşam için önerileriniz neler?

Şimdiyi kaçırmamak… Anda kalabilmek çok çok önemli. Eğer şimdiyi kaçırırsak bu andan keyif alamadığımız gibi geleceğe de iyi hatıra bırakamamış oluyoruz. Şimdiniz keyifli olsun… Keyifli anılarınız olsun…

Öğrenmeye, eğitime açık olabilmek… En önemlisi öğrenilenleri hayata geçirebilmek. Her bilgiye ulaşmak hakikaten artık çok kolay… Hemen hergün bir yerlerde eğitim seminerleri mevcut. Öğrendiklerimiz işimizi kolaylaştırmıyor bizi daha keyifli yapmıyorsa günlük yaşamımıza geçememiş demektir. Deneyin iletişim becerileri hakkında edindiğiniz bilgileri ufak ufak hayatınıza sokun… Kaybetmiyeceğiniz kesin…

“Haklıyım”, “hak etmedim”leri bir kenara bırakabilmek. “Şüphesiz Allah, zerre kadar haksızlık etmez – Nisa-40” Ayet-i Kerimesini sık sık hatırlayabilmek… Hatırladığınızda sizi üzen olaylar eskisi kadar canınızı yakmayacak…

Affetme egzersizleri yapmak… Öfkeyi merhamete çevirebilmek. Öfke insanı oldukça rahatsız eden bir duygu… İnanın buna ihtiyacınız yok ve Furkan Suresi 63.  Ayetini hatırlayın… “Rahman’ın (has) kulları o kimselerdir ki yeryüzünde mütevazi bir şekilde yürürler ve cahiller kendilerine laf atarsa (tartışmayıp): “Selametle (hoşça kal)” de(yip gider)ler.

Bu olumlu bakışı sağlayabilmek önemli. Çünkü olumlu bakışın olayları olumluya, hayra döndürebilme gücü var.  Bu gücü kullanabilmek emin olun sizi daha iyi hissettirecek.  İşlerin de yolunda gittiğini görmek ayrı bir keyif tabiî ki…

Ve kendinizi sevin… Sevdiklerinize de sevdiğinizi sıkça söyleyin…

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Saliha Eroğlu ve Dr. Fatmanur Eneç Can’a verdikleri bu kıymetli bilgilerden dolayı teşekkür ediyoruz… 

Röportaj:Hilâl Küçük Özdamar