KEYİFLİ DOĞUM PROGRAMI

NİÇİN DOĞUMA HAZIRLIK

 

Doğum , aslında kadın için fizyolojik bir olaydır.Tabii ki doğumda problemlerin yaşanması,komplikasyonların gelişmesi her gebede görülebilir. Ancak  doğumla ilgili yaşanan sıkıntıların psikolojik yönden  ve olan bir gebede  ve yakınlarında oluşturduğu travma  zannedilenden fazla olmaktadır. Sağlık çalışanları bu işin içinde  olduğumuzdan  problemleri  doğal bir süreç olarak algılamakta ve hayatımıza hiçbir şey olmamış gibi eskisi gibi devam etmekteyiz. Oysa gebeler bedensel, ruhsal ve zihinsel yönden daha zayıftır. Eğer doğum öncesi gebeyi  doğuma hazırlarsak, doğumu eğlenceli ve keyifli bir olaya dönüştürebiliriz.

Gebelik öncesi ve gebelik sırasında anne adayı hekim ve yardımcı personelin uygulayacağı işlemler hakkında bilgilendirilmeli ve eğitilmelidir. Nelerle karşılaşacağını ve yapması gerekenleri önceden bilen bir gebe doğumu doğal bir olay olarak algılayacaktır.Tersi durumda gebeler panik ve korku içinde olmaktadırlar. Duydukları korkunç doğum hikayeleri ve ağrıları hastanın doğum sırasında uyumunu bozacaktır.Ülkemizde doğum hastanelerinin sancı odaları, kalabalık, gürültülü ve mahremiyete uygun olmayan bir şekilde planlanmıştır. Sağlık personelinin ilgilenmesi gereken hastaların sayısının fazla olması, yoğun çalışma saatleri ve nöbetler nedeniyle  hastalarla yeterli iletişim kuramamaları  hastaların  paniklerini ve korkularını arttırmaktadır. Özel hastanelerde de  hasta yakınlarının sayıca fazla olması, gereksiz ve niteliksiz konuşmaları  hem sağlık personelinin çalışmasını engellemekte hem de doğumu güçleştirmektedir.

Doğum ortamı sessiz ve loş olmalıdır. Gebeyle  konuşulmamalı özellikle de soru sorulmamalıdır. Doğumu yöneten oksitosin hormonu utangaç bir hormondur utangaç bir insan gibi yabancılar ve izleyiciler arasında mutlu olamaz.

anne baba

Keyifli doğum programında gebenin en sevdiği ve onunla ilgilenmesi mümkün olan kişiyi belirlemesini istiyoruz. Günümüzde doğum koçlarının sayısı ülkemizde yeterli olmadığı için, bu yakınını gebeyle birlikte eğitiyoruz.

Doğumdan sonraki kritik saatler anne-bebek bağının kurulması,emzirme ve bebeğimizin gelecekteki davranışlarını etkileme yönünde hayati bir öneme sahiptir. Geleceğimizin teminatı olan bebeklerimizin ve annelerinin doğum sonrası mutlu olması ve anneliğin keyfini sürmesi aynı zamanda doktoru ve gebenin yakınlarını da mutlu etmektedir.

Eğitim gebeyi duygusal ve bedensel olarak doğuma hazırlar. Doğum sırasında bebeğin anne karnından nasıl dışarı çıkacağını, hangi organların ve kasların çalışacağını, bebeğin doğum kanalında nasıl ilerleyeceğini detaylara girmeden gebeye görsel olarak anlatılır. Doğumun hangi safhasında olduğunu bilen gebe, bilinçli bir şekilde cevap verecektir. Her rahim kasılmasında kendini sıkmak ve panik yerine, gevşeme  ve daha az ağrı bilinçli nefes almayla cevap veren gebe de doğum kolay ve kısa sürecektir. Ağrılar daha az ve dayanılabilir boyutta olmaktadır.

ulumavi_cicekSAĞLIKLI BİR DOĞUM İÇİN KORKULARDAN VE STRESDEN KURTULMALIYIZ

 

Doğumdaki ağrının en büyük sebebi  korkudur. Uterus kasılmaları aslında ağrı olarak algılanmaz. Cervixe olan baskı gebe tarafından ağrı olarak algılanır. Korkan bir gebe sık nefesler alır, kasılır, rahime giden oksijen miktarı azalır, doğumun başında yorulur. Yorgunluğu arttıkça paniği, stresi ve ağrıları artar. Ancak rahim kasları bozulan hormon düzeyi nedeniyle birlikte değil birbirlerine karşı çatışmaya başlamıştır. Rahim ağzı açılmaz ve sezeryan oranları artar. Kasılmalar esnasında gevşersek rahim ağzı daha hızlı açılır ve daha az ağrı duyarız. Ayrıca korku nedeni ile salgılanan adrenalin gibi hormonlar doğumun doğal işleyişini bozmakta ve rahim kaslarının birlikte çalışması yerine birbirlerine karşı çalışmasına neden olmaktadır. Aslında oksitosin hormonu aynı zamanda endorfin salınımını arttırır. Böylece doğumda kasılmalar daha rahat karşılanır.Korkan bir kadında korku-gerginlik-ağrı çemberi nedeniyle gebeler daha çok ağrı çekerler, kontrol mekanizmaları bozulur. Doğumu hayatları boyunca kötü bir anı olarak anlatırlar. Doğum çay partilerinin vazgeçilmez konusudur. Aslında korkunun panzehiri bilgidir. Sağlıklı ve doğru bilgi pozitif enerji oluşturur.

Biz EFT ile korku ve kaygıları yenmeyi kolaylaştırıyoruz. Gebenin kendine nasıl EFT yapacağını öğretiyoruz. Doğum süresince ve sonrasında ona yardım edecek kişileri de bu konuda eğitiyoruz.

müslüman anne bebek

DOĞUMDA SEVGİ VE GÜVEN DOLU BİR ORTAM HAZIRLAMALIYIZ

Bazı Anadolu köylerinde yapılan ev doğumlarında kadın ev ortamında özgürce hareket edebilir. Eskiden evlerde ebe yardımıyla çok daha kısa sürede kolay doğumların olduğunu biliyoruz. Hatta birçoğunda dikiş olmamıştır. Doğumda bir gebenin en çok ihtiyaç duyduğu şey sevgi, güven dolu bir ortamda rahatça hareket edebileceği mahremiyetinin korunmasıdır.

Gebelerin önceden doğum yapacakları hastaneyi planlamaları, doktorları ile doğumlarını konuşmaları, değiştiremeyeceği koşullar varsa bunları önceden görerek kendilerini bu ortama hazırlamalarıyla doğum korkuları azalmaktadır. Böylece doğum neyle karşılaşacağınızı bildiğiniz beklenen bir tecrübe olacaktır.

Doğum ilk fazında kasılmaların olduğu dönemde doktordan çok ebeyle muhatap olacağınız için ebenizi seçmeniz, onunla sağlıklı bir ilişki kurmanız da sizin için faydalıdır. Doktorunuzun devamlı başınızda olması genellikle mümkün olmamaktadır.

Doğumdan sonraki kritik saatler anne-bebek bağının kurulması ve bebeğimizin gelecekteki davranışlarını etkileme yönünde hayati önemi vardır.

su

DOĞUM SÜRESİNCE BESLENME VE SIVI ALIMI

Ülkemizde hastahaneye yatırılan gebelerde ağızdan beslenme kesilmekte ve serum takılmaktadır. Hem devlet hastahanelerinde hem özel hastahanelerde bu uygulamaya sık rastlamaktayız. Uzun süre aç kalan gebelerde rahim kasılmaları zayıflamakta hastada çok halsiz kalmaktadır. Gereksiz yere takılan sancı serumları hastaların sezaryan oranlarını arttırmaktadır. Eğitim alan gebelerde ağrılar daha rahat karşılandığı için panik olmamakta hastahanede daha az kalmaktadır. Aslında riskli gebeleri normal gebelerden ayrı tutmak ve daha sık takip etmek sezaryan oranlarını azaltacaktır. Az riskli gebelerde beslenmede daha toleranslı davranmalıyız.

HANGİ  TEKNİKLERİ KULLANIYORUZ?

 -Fiziksel egzersizler

-Nefes çalışmaları

-Derin gevşeme

-İmaginasyon,hayal kurma,görselleştirme

-Masajlar

-Yürüme

-Doğum kolaylaştırıcı doğum pozisyonları

Doğum aktif bir kas eylemidir. Nefes teknikleri ,kasılmaları düzenler. Aynı zamanda rahime ve bebeğe giden oksijen miktarını arttırarak doğumun ilerlemesini sağlar. Öğrenilen gevşeme teknikleri ile gebeler bedenini eğitir ve doğum anında otomatik olarak uygulayabilir. Beden zihnin robotudur. Zihinsel düşünce karşısında beden fiziksel bir cevap verir.

Salgılanan doğal hormonlar anne ve bebeğin ilk aşkı için tüm koşulları hazırlar. Doğal doğumun büyüsü buradadır. Bebekler ilk dakikalarda kendilerini annelerine sevdirmeye çalışmaktadırlar. Ancak sezeryanlarda bebeklerimizin bu kadar aktif olamadıklarını bilmekteyiz.

Doğumda unutulmaması gereken önemli bir kişi de babadır.Toplumda duyguları bastırılarak yetişen erkekler,eğitime eşlerinin ve bebeklerinin duygularını paylaşırlar.Özellikle EFT tekniğinde eşine  destek olan erkeklerin de doğumla ilgili kaygıları azalmakta, gebelerde eşlerinin sevgilerini daha iyi hissetmektedirler.

Evlilikte erkeğin beklediği saygı, kadının ise sevgidir. Babalar eşlerine sundukları sevgi ve güven sayesinde daha çok saygı görürler.

 

anne

SONUÇTA; Keyifli doğum programında gebeler doğuma aktif olarak katılırlar. Kendilerine uyan farklı teknikleri kullanarak daha rahat ve daha az ağrılı bir doğum yaşarlar. Doğar doğmaz bebeklerini emzirirler. Bebeklerimiz ilk annelerinin sevgi dolu göğüsleriyle ve güzel sesleriyle karşılaşırlar. Sonuçta doğum öncesi mutlu olmaya zihinsel hazırlanan gebenin doğum sonu mutlu bir lohusalık dönemi geçirecektir.

 Opr. Dr. Saliha Eroğlu