Dr. Saliha Eroğlu İle Harika bir SSVD hikâyesi daha…

baby
Merhaba;

2011 yılında ilk gebeliğimde, Dr. Saliha Eroğlu’ndan önceki doktorum suyumun az olması nedeniyle erken doğum olabileceğini söylemiş ve bu duruma hazırlıklı olmam gerektiğini belirtilmişti. Bu nedenle steroid ve sonrasında magnezyum tedavisi almıştım. 34.haftadan sonradan iş nedeniyle İstanbul’a taşındım, bir arkadaşımın önerisiyle takiplerimi doktor Saliha ablaya yaptırdım. Kendisi suyumun sınırda olduğunu ama korkulacak bir durumun almadığını belirtmiş ve beni rahatlatmıştı. Erken doğumu beklememiz nedeniyle ailem ve etrafımdakiler geçen her gün bana ne zaman doğum olacağını , doğurup doğurmadığımı soruyorlardı. Bu durum bende kendimde bir yetersizlik hissettiriyor ayrıca giderek artan ödemlerim, halsizlik ve ağırlaşmam bende bir bıkkınlık oluşturmuştu. 39+6 haftalık iken kontrole gittiğimde nst de diğer öncekiler gibi kasılmalar gözükmüyordu. Saliha abla benim muhtemel olarak iki haftaya kadar bu durumun sürçebileceğini ve çatı muayenesinde de kilolu bir bebeği doğuramayacağımı belirtmişti. Aynı gün tüm bunları düşünürken hem doktor ve hem de cerrah olmamın da verdiği durumla Saliha ablayı telefonla arayıp elektif sezaryen olmak istediğimi belirttim. Böylece aynı günün akşamı sezeryan olmuş ve bebeğimi kucağıma almıştım. Ameliyat sonrası ikinci gün ayaklanmış ve deyim yerindeyse rahat ve konforlu bir sezaryen olmuştum.

Kızım 3 yaşına gelmiş ve planlı olarak ikinci kez hamile idim. Kontrole gittiğim kadın doğumcu arkadaşım şaka ile karışık bundan fazla doğurmamın risk olduğunu, ilk doğumumun sezaryen olması nedeniyle normal doğurmayacağımı giderek artan sezaryenlerin de giderek yapışıklıklara ve sıkıntılara sebep olacağını söylemişti. Bu konuda bu kadar rijit olması ve sezaryenli olan birinden doğurganlık hakkının alınması bana çok doğru gelmemişti. Daha 7 haftalıktım ve bu konuyu araştırmak için çok vaktim vardı. Etrafımda eğitim alarak keyifli doğum yapan arkadaşım ile annemin bir sezaryan sonrası normal doğum öyküsünün olması beni SSVD konusunda cesaretlendirmişti. Takiplerimi eşimin farklı perinatolog arkadaşlarına yaptırıyordum. Bir taraftan da SSVD konusundaki görüşlerini soruyordum. Hepsinin bu konuda deneyimleri olmasına rağmen doktor olmam hasebiyle bu riski almamam gerektiğini belirtiliyorlardı. Nihayet 33. Haftaya gelmiş ve Dr. Saliha ablanın kapısını çalmıştım. Bende büyük güven duygusu oluşturuyordu, kendisinin fikri benim için oldukça önemli idi. Geçen yıllar içerisinde saliha ablanında SSVD tecrübeleri olmuştu. Yani ‘’iyi olacak hastanın ayağına doktor gelir’’ misali doğru zamanda doğru kişiye gitmiştim. Bana eğitimlerden, hipnobirthing den bahsetti ve ortak bir whats app grubuna kaydedip güncel durumlardan haberdar olmamı sağlamıştı. Kendsinin kliniğinde yapılan eğitime eşimle birlikte katılıp orda egzersizleri, nefes tekniklerini ve ilk kez duyduğum doğum koçluğunu öğrendim. Doğum esnasında eşim benim doğum koçum olacak, bana nefesleri ve egzersizleri anlatacaktı bu fikir çok hoşuma gitmişti. Kendimi iyice normal doğum fikrine hazırlıyordum. Hatta normal doğum olmazsa bile bu hazırlık sürecini yaşamak istedim. Eşimle evde egzersizleri yaptık ve birlikte hypnobirthing kitabını okuduk.

Zeynep Kâmil’de Özlem ebenin verdiği yoga derslerini katılıp geçen gebeliğimde sıkıntılı geçen son haftaların aksine son haftalarım keyifli ve huzurlu geçiriyordum. Adeta son haftaların tadını çıkartıyordum.
Son haftalarda sık sık sıcak duş alıyor, hurma yiyor, egzersizler yapıyor, 8 kat merdiven inip çıkıyı ve günde 30 dk yürüyordum. Nihayet 39+5 günde kasılmalarım düzenli gelmeye başladı. Önce Eşime sonrada Saliha ablaya bugün son 3 saattir 5dk bir kasılmalarım olduğunu haber verdim. NST çekildi ve kasılmalarım mevcuttu 1 cm açıklığım vardı ağrım yoktu. Ertesi gün hastaneye yattım. Hastanede de evde yaptığım rutinleri (sıcak duş, hurma, egzersizler, 8 kat merdiven inip çıkmak ) yaptım. Ancak gün sonunda (gece 11 de) NST de kasılmalar 10dk bir olarak gözüküyordu. Açılmam 1.5 cm idi ve ağrım yoktu.

Herkes gitmişti (Saliha abla ve Özlem ebe). Artık uyuma zamanıydı. Gece 12 de uykudan ağrı ile uyandım yürüyünce geçiyordu. Ağrılar adet sancısına benziyordu. Dalgalar geçince uykuya dalıyordum. Gece bu durum 15- 20 dk bir tekrarlanıyordu. Sabah 6 da ebe muayene ettğinde açıklığımın 5 cm olduğunu söyledi (Bu duruma kendisi şaşırmıştı). Gülerek odaya eşimin yanına gittim ve yolun yarısını kat etiğimizi söyledim. Daha sonra su kesem açılarak, bebeğimin başının yerleşmesine yardımcı oldular. Dalgalar sıklaşmıştı. Eşimle birlikte dalgaları yönlendiriyorduk. Açılmam artık 8.5 cm idi ve Saliha ablaya haber verdik. Saat 10 du kendisi 10cm açıklıkla özlem ebeyle birlikte geldiler. Ve artık doğum süreci başlamıştı. Sürecin çoğunu kendi odamızda istediğimiz şekilde geçirdik. Bana bebeğin başının taçlandığını söylediklerinde ilk başlarda inanmadım ve pozitif telkinde bulduklarını düşündüm. Çünkü bir şey hissetmiyordum. Hatta öyle ki birlikte fotoğraf çektirip konuşuyorduk.

Doğum odasına geçmeye karar verildiğinde Özlem ebe ile göz göze gelip masaya yatmak istemediğimi ve taburede doğum istediğimi belirttim. Çünkü epizyosuz ve rahat doğum taburede olduğunu öğrenmiştim. Doğumu taburede gerçekleştirdim ve artık olayı akışına ve zamanına bırakarak nefeslerle bebeğimi kucağıma aldım.

İki doğumumda farklı oldu ve ikisi de keyifliydi. Rabbime hamd-ü senalar olsun. Beni her kararımda destekleyen eşime, her iki doğumumu yapan Saliha ablaya beni bu doğumumda rahat ve keyifli olmasını verdiği eğitimlerle sağlayan özlem ebeye teşekkürler.

www.keyiflidogum.com