İşte en yeni Keyifli SSVD hikayemiz :)

fahi2d28

Opr. Dr. Saliha Eroğlu(Keyifli Doğum) ile Muhteşem Bir SSVD Hikâyesi

Dr.Saliha Eroğlu ile keyifli SSVD

Hayatınızda hiç unutamayacağınız karelerden biridir, doğum hikâyeleri. Her kadına özel… Hamile kaldığımı öğrendiğim andan itibaren artık biliyordum ki, her şey çok başka olacaktı. Bebek kokusunu tadacağım yepyeni bir hayat.
Tecrübesizdim… Çevremde, çok yakınımda kimseyi doğum sancısı çekerken, yada doğuma giderken görmemiştim hiç. İlk hamileliğimle birlikte meraklı bir şekilde doğum hikâyelerini dinlerken buldum kendimi. 20 yaş üstünden tutunda 70 yaşına kadar herkesin doğum hikayesi benim için merak konusuydu. Aslında hiç görmediğim bir deneyim için kendimi hazırlamaya çalışıyordum. Bu merakım beni, farkına varmadan bir düşünceye şartlandırıyordu. “Her kadın normal doğum yapabilir fakat doktorlar sezeryana götürüyor.” Düşüncesine saplanıp kalmıştım maalesef.


Haftalar geçti bebeğimle ben büyüdük ve 38.hafta doğum için muayneye geldi sıra. Kendimden o kadar eminim ki, korku yok, herşey yolunda gidiyor. Doktorum nasıl olsa normal doğum taraftarı vs. derken “%80 sezeryan, % 20 normal doğum olacak.” Cümlesi ile yıkıldım. Hayır dedim kabul etmiyorum. Ben normal doğum yapacağım, sezeryan istemiyordum. Doktorum açıklıyor, anlatıyor ama ben kabullenemiyordum bir türlü. Doktorum bekledi sağolsun. Kimseye yapmayacağım şeyi senin için yapıyorum dedi. Ve artık 42. Hafta bitmek üzere idi ki hiçbir şekilde doğum emaresi yoktu. Ne hikâyelerde dinlediğim suyum geldi, sancım başladı vs. hiçbirisi yoktu kendi hikâyemde.
Üzgündüm. Hem de çok. Ağlayarak girmiştim ameliyathaneye. Bebeğimi alınca sakinleşebildim, çok şükür ki çok sağlıklı bir bebeğim olmuştu, artık mutluydum. Fakat arka planda halen daha düşünceler yoğundu. Şimdi bunu yaşamış biri olarak bir sonraki doğumumdan keyif alacağım aklımın ucundan bile geçmezdi. İşte asıl keyifli hikâyem. Arif’in doğumu … Hayırlısı ile sağlıklı bir şekilde kardeşi de olsun inşallah düşüncesi ile fazla beklemeyi düşünmedik. Eh nede olsa sezeryan sonrası normal yapılabiliyor ya… Kendimi ta ilk baştan yine şartlandırmıştım. Takıntı işte. Normal doğumu yaşamak istiyordum. Keyifli doğumu daha bilmeden hem de .

Derken iki düşük süreci atlattığım tehlikeli bir süreçten sonra sona yaklaşıyordum. Haftalar geçiyor. Sancılar hissediyordum. Tamam bu sefer normal doğum olacak inşallah diye diye 37.hafta muaynesinden güzel haberler bekliyordum ki yine sezeryan cümlesini duydum. Doktorum bu bebekde mobil baş dediğinde bu sefer daha soğukkanlı davrandım, daha çabuk toparlandım. Yine çok üzgündüm. Ama kabullenmiştim. Nasip dedim. Hedefim değişmişti. Madem sezeryan o halde günümü beklemek istedim. Doktorum hiç yanaşmadı bu fikrime. Gerek yok, zaten gelişmiş, beklemenin bir anlamı yok, ötesinde çeşitli komplikasyonlar olabilir vs. dediyse de kabul etmedim. Bebek mutlu bir sorun yok. O halde erkek bebek daha iyi gelişsin diye 40 hafta beklemede kararlı idim. Eşimle bu konuda hem fikirdik. Fakat doktorum kabul etmeyince daha fazla devam etmek istemedim. Eşimi zorda olsa ikna etmiştim. Aklımda hep Dr. Saliha Hanım vardı zaten. Bu aşamada da tek güvenebileceğim kişi olarak kendimi ve bebeğimi önce Allah’a sonra Dr. Saliha Hanım’a emanet etmek istedim. Sağolsun kendisi beni kırmayıp 37.haftamda bana kapılarını açtı. Rabbim O’ndan ebeden razı olsun. Gergin bir şekilde gittiğim ilk muaynede beni çok rahatlattı. Samimane bir şekilde sarılması bile bana yetmişti.


Unutamayacağım güzel anlar son üç hafta da saklı imiş meğerse. Önceleri kesinlikle anlam veremediğim EFT denilen uygulamayı tavsiye etti. Bu uygulamayı bir arkadaşımdan duymuştum ama detaylı bilgiye sahip değildim. Sonuçta karalıydım. Elimden geleni yapıp Allah’a tevekkül etmeliydim. Eft nedir? Nasıl yapılır? Dinledikten sonra iş uygulamaya gelince önce doktorumu kırmak istemiyorum ama bu da ne dedim içimden, çok saçma geldi bana. İnanamıyordum. Sanırım bunu çok belli etmiş olmalıydım ki. Dr. Saliha Hanım, inanmıyorsun ama işe yarıyor dedi. Çıktık bir yola hadi deneyelim dedim. İyi ki de denemişim. İlk Eft de hiçbir şey hissetmediğim için anlam veremedim. İkinci Eft de hissettiğim ve uyarı veren bölgenin mesajını alınca adeta şok oldum. Ve tamamen faydasına inandım. Evde de artık Eft ye devam ediyordum. Eft den sonra sırada psikolog ile görüşme vardı. İlk başta bunu da kabul edemedim. Bana göre bir sorun yoktu ama görüşmelerden sonra anladım ki dile getiremediğim içimde yaşadığım şeyler çıktı ortaya. Çevremden gelen bekleme, sorun olabilir, bebeği tehlikeye atıyorsun, normal doğum düşünme gibi kafamı karıştıran düşüncelerden psikoloğumun desteği ile atlatabildim. Böylece sorunları çözmem daha kolay oldu. Ve son aşamada sırada ebe vardı. Diğerlerine olduğu gibi ne gerek var ebeye dedim. Eğitime de gerek yok dedim. Ama hepsini birleştirince faydasını daha net anlıyorsunuz. Geçmişimdeki bilinçsizlik işte bu uğraşlarla çözümlendi.


Eftler, egzersizler, görüşmeler eğitim derken zaman daralmıştı. Ve duymak istediğim cümleyi duyabildim. Bir önceki doktorumun “Başı oturmaz” dediği bebeğimin başı oturmuştu. Çok mutlu oldum. Benim için yapılanlardan ve tüm desteklerden dolayı çok mutluydum.


Bebeğim büyüdükçe geceleri uyuyamaz oldum. Ancak oturarak uyuyabiliyordum. Uykusuz gecelerden biri daha… Uyku tutmayınca kalktım abdest alıp namaz kıldım, biraz Kur’an okudum. Gecenin sakinliğinde bebeğimle konuşup, doğumun başlamasına yönelik Eft yaptım. Sabah vakti yaklaşırken sabah namazını da kılıp yattım. Kendimle ve bebeğimle başbaşa sakin bir gece geçirmenin huzuru içerisinde sabaha doğru biraz uzanmak istedim ki hikâyelerden duyduğum durum benim başıma da gelmişti. Suyum gelmişti. Aldığım eğitimlerden ne yapmam gerektiğini biliyordum. Soğukkanlı ve sakin olmaya çalıştım ama müthiş mutluydum. Psikoloğum mesajıma çok gülmüş “Çok mutluyum suyum geldi.” Ebeme ve doktoruma da aynı şekilde haber verdim. Sabah uygun saatte kahvaltımızı yapıp doktorumuza gittik. Doktorum Muayneden sonra bir sorun olmayınca sancıları evde karşılamamı tavsiye etti. Evimde çok daha huzurlu idim. Sık sık duş almak beni çok rahatlatmıştı. Akşama doğru sancıların artması ile ebem eve geldi ve hastaneye birlikte gittik. Çok şükür ki doğumhaneye girebilmiş ve bebeğimi sağlıklı bir şekilde kucağıma alabilmiştim. Doğumum da Dr. Saliha Hanım’ın ve ebemin desteği ile bir yandan sancı çektim bir yandan güldük. Bir yandan dualar ettik. Anı yaşayabildim. Doğumun keyfine varabildim çok şükür. Ve en tatlı anı yaşayabildim elhamdülillah, bebeğim kucağıma verildiğinde onun o ilk sıcaklığını tenimde hissetmek, kokusunu duymak bambaşka bir şey.

Veee sancılar çektiniz doğum gerçekleşti. En güzel an bebeğiniz kucağınıza veriliyor ya işte o an bambaşka bir şey… Saliha Hanım ve ekibiyle, keyifli yavrumla #tentenetemas lı bir doğum gerçekleştirdim. Rabbim herkes için hayırlısını nasip etsin inşallah. Dr. Saliha Hanım’a ve ekibine çok teşekkür ederim, bana böylesi keyifli unutmayacağım anlar yaşattıkları için.

Ben yavrumu sağ salim SSVD ile (sezaryen sonrası vajinal doğum)kucağıma aldım…

Doğum yapacak annelere tavsiyem;Hareketli olun. Egzersizleri yapın. Sancılar varken bile egzersiz önemli. Sakın sıkmayın kendinizi… Aķışına bırakın. Bu arada sancılar esnasında bol bol dua edin . Allah’a teslim olun ve sonrasında ekibinize güvenin.

Sağlıkla ve sevgiyle…
Fatma