Bir Şükür Hikâyesi

imagesBir güzel bekleyişin son demlerindeyim hissediyordum ama pek tabiki zamanını bilemiyordum. Rahimlerde olanı en iyi bilen Rabbim, onun ne zaman ve şekilde dünyaya geleceğini bilmekteydi. Bize düşen ise sakin ve huzurlu bir bekleyişti, yani tevekkül… Aslında hamilelik sırasında en çok hissettiğim ve içimde muhasebesini yaptığım durumdu tevekkül. Zira bana göre hamilelik ciddî imanî  sorgulamaların olduğu ve bir anlamda imanın tazelendiği bir dönemdi.
Daha önce iki doğum yapmama rağmen doğum veya sancıya dair herhangi birşey kestiremiyordum. Yoo korkmuyordum doğumdan, sancıdan… Sadece merak ediyordum acaba üçüncü kızımın doğumu nasıl olacak. Acaba bu seferki hediyemin paketi nasıl olacak… İlk kızımın hamileliğinde yani altı sene evvel Saliha Abla’nın tavsiyesi üzerine doğum koçu olan bir ebe hanımdan doğum fizyolojisi hakkında eğitim almıştım. Aslına bakarsanız o dönemde böyle bir şey şimdiki gibi yaygın olmadığı gibi insanların alışık olmadığı bir durumdu. Hatta uzun bir müddet kimseye bu eğitimden bahsedememiştim ayıplanırım korkusuyla. Ebe hanımın bana vermiş olduğu ödevler, egzersizler yani tüm bilgiler üç doğumda da bana büyük kolaylık sağladı. Bu eğitim sayesinde Rabbimin her şeyde olduğu gibi doğum anatomisini de harika yarattığına birkez daha şahit oldum. Zaten sistem mükemmeldi ve ben almış olduğum doğuma hazırlık eğitimiyle bu mükemmelliğe kavlî şahitlik etmiştim şimdi sıra fiilî şahitliğe gelmişti. Evet merak ediyordum, tıpkı diğer doğumlarda olduğu gibi, bu sefer nasıl olacaktı diye… Çünkü nasıl ki her insan tek ve biricik ise onun dünyaya geliş şekli de tek ve biricikti.
Birinci kızım 42. Haftada, ikinci kızım 41+5 te doğmuştu. Şimdi ise 40+4.  günde idim. ( Galiba bu durum kız çocuğu erken doğar tezini çürütmeye yeter.) Gece belimde şiddetli bir ağrı ile uyandım. Kalktım zar zor namaz kıldım. Sabah nişan geldiğini farkettim fakat rutin bir sancım yoktu. İşin açıkçası biraz panikledim çünkü diğer doğumlarımda nişan doğuma 1- 2 saat evvel gelmişti. Saliha Abla’yla telefonlaşıp çarçabuk hastaneye gittik. Saliha Abla da paniklemişti zira benim doğuma az bir zaman kala hastaneye geldiğim bilgisi yerleşikti hepimizde… Hastaneye geldiğimde hemşireler panik halindeydi; bir yandan damar yolu açıyorlar bir yandan sorular sorup formlar dolduruyorlar… kendimi afallamış hissettim. Saliha Abla geldiğinde muayene etti, doğum sürecinin başladığını fakat birkaç saati bulacağını söyledi ve beni Pınar Ebe’ ye emanet edip hastaneden ayrıldı. Doğum süreci başlamıştı ama süreci hızlandıracak olan sancılarım rutin değildi. Bana kalsa ben eve dönerdim ama diğer doğumlar sebebiyle olsa gerek Saliha Abla hastanede kalmamı istedi ve çok hoşuma giden birşey söyledi: “Her doğumun hikayesi başkadır, bunun da hikayesi böyle olsun.”  Saat  11’de geldiğim hastanede birkaç saat yürüdüm. Pınar Hanım sağ olsun rahat olmam için beni kendi halime bıraktı. Böyle yap şöyle yap diye baskılamadı. Yürüdüm, uyudum, yedim, içtim, Kur’an okudum… bekliyorum… bekliyorum fakat rahim kaslarını harekete geçirecek sancılar rutinleşmedi. Pınar Hanım dilersem az bir süre, az miktarda indiksiyon vermenin sancıları rutinleştireceğini söyledi ve beni ikna etti. Zira doğuma dışarıdan etkiye çok karşıydım. Sunnî sancının doğum sancımı gölgelemesinden, o doğallığı hissedemeyip sürekli bir ağrı duymaktan çekiniyordum. Pınar Hanım böyle olmayacağını sadece sancıları rutinleştirmeye yardımcı olacağını, sonrasında ise indiksiyonu çıkarıp kendi rutin sancılarımın olacağını söyledi. Akşam 6 da Saliha Abla da geldikten sonra indiksiyon takıldı, 5 damla ile başladım. Çok güzel bir ortamdı. Beyim, Saliha Abla, Pınar ebe, loş bir ortam, güzel bir sohbet.. sancılarım rutinleşmeye başladı. 8 dakikada bir…ama yeterli değil, hissedebiliyorum… damlaları biraz arttırdık. 1 saat de 10 damla şeklinde verildi. Sancılar dalga dalga gelmeye başladı. Pınar Hanım sancılar sırasında belime sürekli masaj yapıyordu ve bu beni çok rahatlattı. Üşümeye başlamıştım, Saliha Abla çantasında olan patiklerini bana verdi. Isınmaya çalışıyordum bir yandan da sancıları karşılamaya… mutluydum, artık çok yaklaşmıştım… ben de bu büyük dalgaları bekliyordum. Büyük dalgalar… kıyıya vurup yüksek bir şekilde  sonra çekilince hiç birşey olmamış gibi sakinlik hissi veren büyük dalgalar. Saat  8 de indiksiyon çekildi. Saliha abla yatmamı söyledi. Sancılar geliyor, gözüm yaşarıyor,  Pınar Hanım masaj yapıyor, bir yandan da sancıları hafif şiddette hissetmem için bana “aaaaa……”  sesini çıkarmamı söylüyordu.
Üniversitede iken bir hocamız “ talebe gassalın elindeki meyyit gibi olmalı” derdi.. öyle yapmıştım… Saliha Abla’nın önerdiği pratikleri ( eğitim vs.) Yerine getirmiştim artık iş teslim olmaktaydı. Kendimi bırakmış bu anın tadını çıkarıyordum. Beyim de daima yanımda bana bir nebze olsun ferahlık verecek şeyler söylüyor, elimi tutuyor hiç bırakmıyor, bu güzel anlara O da şahitlik ediyordu. Saat 9 da odadan doğumhaneye geçtik. Sancılar artık iyice artmıştı. Saliha Abla doğum sandalyesine oturmamı söylüyor ama ben oturmuyordum. “ Saliha Abla ayakta dursam” dedim. “ olur sen bilirsin bebek doğmak üzere” dedi. Saliha Abla’ ya sarıldım, O’nun sıcacık ve dupduru enerjisini hissettim, doğum sandalyesine geçtim ve son bir büyük “AAA” ile bebeğim doğdu. Kıyafetlerim üzerimde, Saliha Abla’ nın patikleri ayağımda… bebeği doğar doğmaz karnıma koydu Saliha Abla. Aman Allahım bu sıcaklık! Bebek sımsıcak ve üşüyen annesini ısıtıyor adeta. NST odasında bekleyen Beyimi doğum olunca Saliha abla doğumhaneye aldı. Tarifi imkansız bir mutluluk ve tarifi imkansız bir huzur…002-Newborn-Photographers-Boynton-Beach-FL
Bebeğimiz, kızımız, ben, beyim, biz… Saliha Abla…
Öyle bir mutluluk ki bu an değişik duygular içiçe. Bebek doğmadan hemen önce, işte o son “aaaa”da saklı birşeyler: Sanki insan moleküllerine ayrılıyor, unufak oluyor, zerrelerine ayrılıyor da saniyesinde yekvücut oluyor. Rabbim ne büyüksün şükürler olsun sana ki bana bu duyguyu tattırdın birkez daha. Şükürler olsun sana…Bu nasıl bir mutluluk, bu nasıl güzel bir an şükürler olsun sana… Aşık olmamak imkansız doğuma.
Doğum Rabbimin kadına bir hediyesi, bir lütfu… dolayısıyla bu hediyenin paketine, kurdelasına karar verecek olan da O!
Rabbim şükürler olsun sana..
Çok teşekkür ederim verdiğin hediye için bana.