💕💕💕Bir güzel doğum hikayesi…💕💕💕

💕💕💕Bir güzel doğum hikayesi…💕💕💕

Hilâl  Hanımın sıcacık ses tonuyla telefonda vereceği benim için çok kritik olan cevabı beklerken, doğum sancısı çekiyordum. Daha öncesinde Saliha Hanım ile karşılaşmamız bir şekilde nasip olmamıştı. Beklenenden yaklaşık on gün önce suyum geldiğinden bebek başı eksi üçte bile değildi, kendi doktorumdan direk “yüzde doksan dokuz sezaryen, hemen hastaneye git yatışı yap” cevabını almıştım. Kendisi onlarca ssvd yapmış, bu konudaki gayreti yüzünden yollarımız kesişmişti. Üstelik söylediklerinin doğruluğunu ve hekimlik tecrübesini sorgulamıyordum; sadece ve sadece elimden gelen her şeyi yapmaya ve buna inanmaya ihtiyacım vardı! Otuzlu haftalardan sonra Saliha Eroğlu Hanım’ın gebe kabul etmediğini bile bile, üstüne üstlük doğumum başlamış bir halde sadece sezgilerimi dinleyerek aradım.

Telefonda: “eğitim aldım, hypnobirthing ve diğer yaklaşımlar konusunda bilgiliyim, sorumluluklarımın farkındayım, sizin genel metod ve yaklaşımlarınızı biliyorum” dedim Hilal Hanım’a. Telefonun ucundan gelen sıcacık ses tonuna yaraşır “buyrun gelin” cevabıyla yola girmiş oldum.

Muayene bulguları tıpatıp aynıydı. “Baş henüz kanalda değil, ve bebek mobil.” EFT uygulaması ile hiç tanışmamıştım. Hilal hanım hemen orda bir uygulama yaptı. Daha sonra Saliha hanım, “bebeğin başı bu pozisyonda devam ederse, bebeğin başı kanaldan geçerken uzar; doğum da zor olur” dedi. Ve bebeği bu pozisyondan çevirebilmek için muayanehanede yaptığımız akıl almaz hareketler, elime tutuşturulan remedyler, her şey… İyi, çok iyi hissettiriyordu.
Hastaneye yatış yaptığımda kedi-deve hareketleri, sıcak duş, sürekli merdiven inip çıkmama rağmen, gündüz ara ara vuran sancılar kaçmıştı. Aklımdaki şey hep “madem damardan antibiyotik verildi, bebek enfeksiyon kapmasın diye, o halde neden eve gidip bir hafta beklemiyorum” idi. Saliha hanım “bebeğin doğal ortamı bozulduğu için takip gerekiyor, su gelmeye devam ettiği için kalp atışları da dayanmıyor bir süreden sonra” dedi. O akşam bir karar verdim. Sabahki muayenede bir değişiklik olmazsa daha fazla yokuşa sürmeyecek, sezeryanı kabul edecektim.

Havanın sıcaklığı, odanın fiziksel şartlarının yetersizliği enerjimi düşürse de bildiğim ne varsa hepsini yaptım. Saliha hanım, hastanede irtibat halinde olduğu bir ebeye paslamıştı beni. .

Sonuç, tabi yine içimden geçirdiğim gibi oldu. Sabah ki muayenede bebeğin konumunda en ufak bir değişiklik yoktu. Saliha hanım durumu izah etti. Kendi kendime söz verdiğim gibi hiç pazarlığa oturmadım. Akşam yedilere kadar muayenehanede benimle uğraşan, en uygunsuz zamanında bana şans tanıyan, ben daha hissettiklerimi anlatma zahmetine girmeden beni anlayan doktorumu da, kendimi de üzmeyecektim. Tatile gidecekti, sınavları vardı, zamansız gelmiştim; o ise sonucun yüzde doksan dokuz sezeryan olacağını hekimlik tecrübesi ile bilmesine rağmen geriye kalan o yüzde birlik ihtimal için gerçekten elinden gelen her şeyi ve bence fazlasını da yapmıştı. Burada bir tevekkül sınanması yaşıyordum.

Ssvd deneyeceğimiz için benimle ilgilenmesi gereken bir ebe buluncaya kadar telefonundan onlarca ebeyi aramıştı. Yine ameliyat için hastane belirlerken bana kendimi iyi hissetmemde oldukça büyük payı olan bir jest yaptı; bayan ameliyathane ayarladı. Ameliyatta çok iç açıcı durumda olmayan dikişlerimi tekrar elden geçirmişti. Hiç sınavı olan, acelesi olan ve son anda pat diye gelen birisiymişim gibi davranmıyordu. İşinde hata kabul etmiyordu. Spinal bana ilk andan itibaren ağır gelse de, literatürdeki irisinden ufağına bütün yan etkilerini çok ağır bir şekilde yaşasam da, ilginç bir şekilde ameliyat ve sonrası ile ilgili hislerim ve hatıralarım hep pozitif.

EFT’nin etkisi mi sürecin işleyişi mi bilmiyorum. Hatta ameliyat sonrası ameliyatta çok zorlandığım bazı anlar için beni teselli bile etti ki o konuşmalar aklıma geldikçe ister istemez gülümsüyorum. O süreçte, insan farketmese de duygusallığın ve hassaslığın doruklarında geziyor. Kadın doğum hekimi olmanın bir zorluğu da bu olmalı. Önceden normal doğum haberi aldığımda, içimde harekete geçen bir eksiklik duygusu ile bir burulma hissederdim. Şimdi o da bitti. Negatif duygularımın yerini belki sonraki doğumum için bile önüme ışık tutacak olan “hayırlısı neyse o olsun” hissi yerleşti.

Bir seferinde Saliha Hanım’a sordum: “iki sezeryan sonrası ssvd deniyor musunuz?” güldü ve “duruma göre evet” diyerek o an bizimle aynı ortamda bulunan, yaptırdığı hanımı işaret etti. Hemen içime eğilip ne hissettiğime baktım. “Hayırlısı” diyordum. Yani ciddi ciddi “nötr” Sadece bunun için bile ömür boyu dualarımda yer alacak Saliha Hanım ve Hilal Hanım. Allah kendilerini hiçbir vakit darda bırakmasın, gönlüne huzur verecek insanlarla karşılaşsın. Biz onların kalbini sevdik.”💕💕💕